Rekabet Kurumu’ndan zincir marketlere ‘mesafe’ uyarısı

0
147

Rekabet Kurumu’ndan zincir marketlere ‘mesafe’ uyarısı

Kanun taslağında haksız ticari uygulamalara ilişkin olarak, bozulabilir tarımsal ürünler ve gıda ürünleri bakımından 30 günü aşan ödeme vadelerinin, diğer tarımsal ürünler ve gıda ürünleri bakımından 60 günü aşan ödeme vadelerinin, bozulabilir gıdalarda kısa sürede yapılan iptal bildirimlerinin, alıcının tek taraflı sözleşme değişikliklerinin, kayıp ve bozuk mal riskinin tedarikçiye transferinin yasaklanması gerektiği düşünülmektedir. Aynı düzenleme kapsamında, satılmayan ürünlerin iadesinin, listeleme, raf ve stok bedellerini tedarikçinin ödemesinin, promosyon, pazarlama ve reklam için tedarikçinin ödeme yapmasının yasaklanmasına veya bu hususlarda perakendecilerce ücret talep edilebilmesinin ancak taraflar arasında bu yönde bir sözleşme bulunması durumunda söz konusu olabileceğine yönelik düzenleme yapılmasına ihtiyaç vardır.

Söz konusu birimin göreve özgü yapılandırılması, şikayet veya resen inceleme yapma yetkilerini haiz olması, habersiz inceleme yapma yetkisinin olması, bilgi isteme, para cezası tesis etme, ihlali doğrudan sonlandırma gibi yetkilerle donanması gerekmektedir. Haksız ticari uygulamaların önlenmesine yönelik tesis edilecek para cezalarının caydırıcı nitelikte olması, caydırıcılığın sağlanması için idari para cezasının teşebbüs cirosu üzerinden tesis edilmesi ve tekerrür halinde cezada artırım olanağının bulunması gerektiği düşünülmektedir.

Mağaza açılışlarına yönelik olarak, belirlenecek bir mesafe çapında aynı ekonomik bütünlük içerisinde yer alan perakendecilerin ikinci bir şube açmalarının yasaklanabileceği ve yine bu teşebbüslerin aynı çap içerisinde bir devralma işlemi yapmasının engellenebileceği değerlendirilmektedir. Nitekim belli bölgelerde birbirlerine çok yakın mesafelerde aynı gruba ait zincir mağazalar görülebilmekte, bu durum o bölgeye yeni bir perakendecinin girişini önleyici sonuçlar doğurabilmektedir. Bu nedenle konuya ilişkin düzenlemenin pazarda rekabetçi anlamda olumlu etkiler doğuracağı görüşü taşınmaktadır.

Tüketiciler şikayetlerinde çoğu zaman benzer hususları gündeme getirmişler, indirimli olacağı duyurulan ürünlerin perakendecilerde bulunamadığını belirtmişlerdir. Bu düzenlemenin hem tüketicinin, hem de rekabetin korunması adına fayda sağlayacağı değerlendirilmektedir.

Bu bağlamda, ürünlerin bilinen veya standart ambalajlarından farklı olarak belli bir boyutunun münhasıran sadece bir perakendeci için üretilebildiği görülebilmektedir. Bu uygulamalar sektörde yaygınlaşmaktadır. Bu anlaşmaların, rekabeti olumsuz yönde etkileme ihtimali olduğu gibi bu anlaşmalar tüketicilerde de çeşitli yanılsamalara yol açabilmektedir. Söz konusu gramaj-ambalaj-boyut farklılıklarının tüketici tarafından kolaylıkla algılanıp algılanamayacağına bakılmaksızın, sadece bir perakendeciye özel belli bir ambalaj üretilmesinin yapılacak bir düzenleme ile yasaklanabileceği düşünülmektedir.

Aynı alanda yakın mesafede aynı ürünü satmak, bu ürünleri satanların cirosunu olumsuz yönde etkiliyor.

Zincir marketlerinin birbirine çok yakın mesafede açılmaları hem onlara hem de etraflarındaki marketlere olumsuz yansıyor.

Yıllardır esnaf birlikleri bu konulardan şikayetçi olup, bir yasa ile mesafelerin düzenlenmesi talebinde bulunmuştu.

Rekabet Kurumu, zincir market açılışları için mesafe uyarısında bulunarak, “belirlenecek bir mesafe çapında aynı ekonomik bütünlük içerisinde yer alan perakendecilerin ikinci bir şube açmalarının yasaklanabileceğinin değerlendirildiğini” bildirdi.

Zincir marketlerin yeni mağaza açılış izinlerinin nüfus kriterine bağlanmasının rekabet karşıtı bazı etkilerinin olabileceğine işaret edilen raporda, bu nedenle söz konusu düzenlemenin hayata geçmemesinin yerinde olacağı bildirildi.

Kurum tarafından hazırlanan “Türkiye Hızlı Tüketim Malları Perakendeciliği Sektör İncelemesi Nihai Raporu”nda, sektörde alıcı gücünün kötüye kullanılmasının engellenmesi amacıyla bazı düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiği belirtildi.

Vadeli ödemelrde düzenleme gerekli

Bu çerçevede “Perakende Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Taslağı”nda yer alması gereken hükümlere ilişkin bazı öneriler şöyle sıralandı:

Bu düzenlemelerin takibi ve denetimi için bağımsız bir birimin tesis edilmesi talep edilen raporda, şu ifadeler kullanıldı:

Raporda, zincir mağazaların mesafe şartına ilişkin ise şunlar kaydedildi:

İndirimli olacağının duyurulduğu (geleneksel medya, sosyal medya veya sair duyuru ve reklamlarla) süre boyunca ürünün, mağazada bulunmasının ve bu süre boyunca ürünün duyurulan indirimli fiyattan satılmasının sağlanmasının gerektiği vurgulanan raporda, şu ifade yer aldı:

Raporda, tedarikçilerin tek bir zincir market için özel gramajlı ürün üretmesine yönelik yapılan anlaşmaların engellenmesi gerektiğinin değerlendirildiği bildirilerek, şunlar kaydedildi:

Kanun taslağında haksız ticari uygulamalara ilişkin olarak, bozulabilir tarımsal ürünler ve gıda ürünleri bakımından 30 günü aşan ödeme vadelerinin, diğer tarımsal ürünler ve gıda ürünleri bakımından 60 günü aşan ödeme vadelerinin, bozulabilir gıdalarda kısa sürede yapılan iptal bildirimlerinin, alıcının tek taraflı sözleşme değişikliklerinin, kayıp ve bozuk mal riskinin tedarikçiye transferinin yasaklanması gerektiği düşünülmektedir. Aynı düzenleme kapsamında, satılmayan ürünlerin iadesinin, listeleme, raf ve stok bedellerini tedarikçinin ödemesinin, promosyon, pazarlama ve reklam için tedarikçinin ödeme yapmasının yasaklanmasına veya bu hususlarda perakendecilerce ücret talep edilebilmesinin ancak taraflar arasında bu yönde bir sözleşme bulunması durumunda söz konusu olabileceğine yönelik düzenleme yapılmasına ihtiyaç vardır.

Söz konusu birimin göreve özgü yapılandırılması, şikayet veya resen inceleme yapma yetkilerini haiz olması, habersiz inceleme yapma yetkisinin olması, bilgi isteme, para cezası tesis etme, ihlali doğrudan sonlandırma gibi yetkilerle donanması gerekmektedir. Haksız ticari uygulamaların önlenmesine yönelik tesis edilecek para cezalarının caydırıcı nitelikte olması, caydırıcılığın sağlanması için idari para cezasının teşebbüs cirosu üzerinden tesis edilmesi ve tekerrür halinde cezada artırım olanağının bulunması gerektiği düşünülmektedir.

Mağaza açılışlarına yönelik olarak, belirlenecek bir mesafe çapında aynı ekonomik bütünlük içerisinde yer alan perakendecilerin ikinci bir şube açmalarının yasaklanabileceği ve yine bu teşebbüslerin aynı çap içerisinde bir devralma işlemi yapmasının engellenebileceği değerlendirilmektedir. Nitekim belli bölgelerde birbirlerine çok yakın mesafelerde aynı gruba ait zincir mağazalar görülebilmekte, bu durum o bölgeye yeni bir perakendecinin girişini önleyici sonuçlar doğurabilmektedir. Bu nedenle konuya ilişkin düzenlemenin pazarda rekabetçi anlamda olumlu etkiler doğuracağı görüşü taşınmaktadır.

Tüketiciler şikayetlerinde çoğu zaman benzer hususları gündeme getirmişler, indirimli olacağı duyurulan ürünlerin perakendecilerde bulunamadığını belirtmişlerdir. Bu düzenlemenin hem tüketicinin, hem de rekabetin korunması adına fayda sağlayacağı değerlendirilmektedir.

Bu bağlamda, ürünlerin bilinen veya standart ambalajlarından farklı olarak belli bir boyutunun münhasıran sadece bir perakendeci için üretilebildiği görülebilmektedir. Bu uygulamalar sektörde yaygınlaşmaktadır. Bu anlaşmaların, rekabeti olumsuz yönde etkileme ihtimali olduğu gibi bu anlaşmalar tüketicilerde de çeşitli yanılsamalara yol açabilmektedir. Söz konusu gramaj-ambalaj-boyut farklılıklarının tüketici tarafından kolaylıkla algılanıp algılanamayacağına bakılmaksızın, sadece bir perakendeciye özel belli bir ambalaj üretilmesinin yapılacak bir düzenleme ile yasaklanabileceği düşünülmektedir.

Kanun taslağında haksız ticari uygulamalara ilişkin olarak, bozulabilir tarımsal ürünler ve gıda ürünleri bakımından 30 günü aşan ödeme vadelerinin, diğer tarımsal ürünler ve gıda ürünleri bakımından 60 günü aşan ödeme vadelerinin, bozulabilir gıdalarda kısa sürede yapılan iptal bildirimlerinin, alıcının tek taraflı sözleşme değişikliklerinin, kayıp ve bozuk mal riskinin tedarikçiye transferinin yasaklanması gerektiği düşünülmektedir. Aynı düzenleme kapsamında, satılmayan ürünlerin iadesinin, listeleme, raf ve stok bedellerini tedarikçinin ödemesinin, promosyon, pazarlama ve reklam için tedarikçinin ödeme yapmasının yasaklanmasına veya bu hususlarda perakendecilerce ücret talep edilebilmesinin ancak taraflar arasında bu yönde bir sözleşme bulunması durumunda söz konusu olabileceğine yönelik düzenleme yapılmasına ihtiyaç vardır.

Söz konusu birimin göreve özgü yapılandırılması, şikayet veya resen inceleme yapma yetkilerini haiz olması, habersiz inceleme yapma yetkisinin olması, bilgi isteme, para cezası tesis etme, ihlali doğrudan sonlandırma gibi yetkilerle donanması gerekmektedir. Haksız ticari uygulamaların önlenmesine yönelik tesis edilecek para cezalarının caydırıcı nitelikte olması, caydırıcılığın sağlanması için idari para cezasının teşebbüs cirosu üzerinden tesis edilmesi ve tekerrür halinde cezada artırım olanağının bulunması gerektiği düşünülmektedir.

Mağaza açılışlarına yönelik olarak, belirlenecek bir mesafe çapında aynı ekonomik bütünlük içerisinde yer alan perakendecilerin ikinci bir şube açmalarının yasaklanabileceği ve yine bu teşebbüslerin aynı çap içerisinde bir devralma işlemi yapmasının engellenebileceği değerlendirilmektedir. Nitekim belli bölgelerde birbirlerine çok yakın mesafelerde aynı gruba ait zincir mağazalar görülebilmekte, bu durum o bölgeye yeni bir perakendecinin girişini önleyici sonuçlar doğurabilmektedir. Bu nedenle konuya ilişkin düzenlemenin pazarda rekabetçi anlamda olumlu etkiler doğuracağı görüşü taşınmaktadır.

Tüketiciler şikayetlerinde çoğu zaman benzer hususları gündeme getirmişler, indirimli olacağı duyurulan ürünlerin perakendecilerde bulunamadığını belirtmişlerdir. Bu düzenlemenin hem tüketicinin, hem de rekabetin korunması adına fayda sağlayacağı değerlendirilmektedir.

Bu bağlamda, ürünlerin bilinen veya standart ambalajlarından farklı olarak belli bir boyutunun münhasıran sadece bir perakendeci için üretilebildiği görülebilmektedir. Bu uygulamalar sektörde yaygınlaşmaktadır. Bu anlaşmaların, rekabeti olumsuz yönde etkileme ihtimali olduğu gibi bu anlaşmalar tüketicilerde de çeşitli yanılsamalara yol açabilmektedir. Söz konusu gramaj-ambalaj-boyut farklılıklarının tüketici tarafından kolaylıkla algılanıp algılanamayacağına bakılmaksızın, sadece bir perakendeciye özel belli bir ambalaj üretilmesinin yapılacak bir düzenleme ile yasaklanabileceği düşünülmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz