Kocaeli’de avukat katiline ağırlaştırılmış müebbet

0
129

Kocaeli’de avukat katiline ağırlaştırılmış müebbet

AVUKAT HAYATINI KAYBETTİ, SALDIRGAN GÖZALTINA ALINDI

Avukat Ersin Arslan (26), icra işlemi için 16 Mart’ta Yavuz Yazıcı’nın (52) Kocaeli’nin Gebze ilçesi Sultan Orhan Mahallesi 1113. Sokak’taki evine gitti.

İSTANBUL’DA YAŞIYORDU

Evine gelen Arslan ve beraberinde giden icra memurları ile tartışan Yazıcı, tabancasına sarılarak Arslan’a ateş etti.

KARAR DURUŞMASI

Arslan yaralanarak yere düşerken, olayı görenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi.

SANIK: 2 BİN 500 TL İÇİN BİR İNSANI ÖLDÜRECEK DEĞİLİM

Olay yerine gelen polis ekiplerince saldırgan gözaltına alınırken, yaralı avukat Arslan ise ambulansla Gebze’de bulunan özel bir hastaneye kaldırıldı.

“KISA SÜREDE YARGILANMAYI KABUL ETMİYORUM”

Hastanede tedavi altına alınan avukat Arslan, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

SANIK AVUKATI: KORKUTMAK AMACIYLA ATEŞ ETTİĞİ KANAATİNDEYİZ

Genç avukatın, İstanbul’un Gaziosmanpaşa ilçesinde yaşadığı ve nişanlı olduğu öğrenildi.

“KARAR VERMEKSİZİN BU SUÇU İŞLEMİŞTİR”

Zanlı Yavuz Yazıcı ise sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak, cezaevine konuldu.

MÜŞTEKİ AVUKATI: KABUL ETMİYORUZ

Kocaeli’de avukat katiline ağırlaştırılmış müebbet  #1

SANIK: BİZ NAMUS ŞEREF İÇİN YAŞARIZ

Zanlı Yavuz Yazıcı, bugün son kez hakim karşısına çıktı.

İNDİRİM UYGULANMAKSIZIN AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada birçok ilin baro başkanı, öldürülen Ersin Arslan’ın yakınları ve taraf avukatları hazır bulundu.

“ERSİN ARSLAN’I GERİ GETİRMEYE YETMİYOR”

Sanık ise duruşmaya SEGBİS sistemiyle katıldı.

“BİR AVUKATIN ÖLDÜRÜLMESİ …”

Duruşmada iddia makamı, geçen celsede verdiği mütalaayı tekrar etti.

“BİLİYORUZ Kİ BU SON OLMAYACAK”

Duruşmaya katılan avukatların savunmalarına katılmadığını söyleyen sanık Yavuz Yazıcı, “Sanki olay yerindeymiş gibi konuşuyorlar. Ben 2 bin 500 TL için bir insanı öldürecek değilim. 2 bin 500 TL için bir insanı öldürmek bu kadar kolay mı? 2 bin 500 TL için bir insan ölmez, 100 bin TL için de ölmez, 200 bin için de ölmez. Talihsiz bir şekilde gerçekleşen olay oldu. Ben pişmanım, her iki tarafın da ailesi perişan oldu. Ben de perişan oldum.” dedi.

Mart ayından bu yana cezaevinde tutuklu bulunduğuna değinen sanık Yazıcı, “Bu kadar kısa sürede yargılanmayı kabul etmiyorum. Burada şahit olduğumuz değişik suçlardan yatan insanlar var. Benim olayımın da adil bir yargılama olmadığını düşünüyorum.” diye konuştu.

Kocaeli’de avukat katiline ağırlaştırılmış müebbet  #2

Yavuz Yazıcı’nın avukatı ise sanığa hatalı mahkumiyet kararı verilmemesi için ek süre talep ettiklerini belirterek, “İcra takiplerinde ev haczi son uygulanacak usul iken maaş haczi, araç bağlama, banka hesaplarında bloke koyma yapılmadan direkt ev haczine çıkılmasını hatalı bulmaktayız. 2 bin 500 TL’lik bir parayı zaten aracı yakalasalar, araç 2 gün bağlı kalsa ev haczi yapılmaksızın tahsil edilebilirdi. Müvekkilimizin usule aykırı olarak vekaletsiz avukatın yaptığı icra takibini engellemek amacıyla korkutmak kastıyla hedef gözetmeksizin ateş ettiği kanaatindeyiz. Şöyle ki, müvekkilimiz maktulün hastaneye kaldırılması ve teslim olmak amacıyla polise de haber vermiştir.” dedi.

Haksız tahrik ve iyi hal indirimi uygulanmasını talep eden sanık avukatı, “Fail, suç işleme yönünde önceden karar vermeksizin dışarıdan gelen etki ile bu suçu işlemiştir. 40 günlük süreçte 2 defa ev haczine gelinmesi, en az 3-4 defa telefon görüşmesi yapılması, müvekkilimizin her ne kadar ifadesine itibar edilmese de ‘donuna kadar alırız’ cümlesinin kullanılması psikolojik durumunun oluşturduğu duygularla bu olayın meydana gelmesine sebep olmuştur.” diye konuştu.

Müşteki avukatı ise “Olay yerinde bulunan tanıklar, maktul tarafından herhangi bir şekilde haksız tahrik oluşturacak bir davranışın bulunmadığını söylediler. Hükme esas alınamayacak ve iftira niteliğinde olan bu söylemleri katılanlar olarak kabul etmiyoruz.” şeklinde konuştu.

Kocaeli’de avukat katiline ağırlaştırılmış müebbet  #3

Sanık ise savunmasında, “Ben silahı namluya verip gelmedim. Yaptığım olay bağışlanacak bir olay değil, pişmanım. Allah’ın verdiği canı ondan başkası alamaz. Allah’ın huzurunda ne cevap vereceğim ben onu da düşünüyorum. Her iki aileyi de perişan ettim. Keşke zamanı geri getirebilsem ve bu olay olmasa. Ancak ne yazık ki geri getiremiyorum. Bunun daha da ötesi yok, milyonlarca kez pişmanım. Keşke o kelimeyi kullanmasaydı, biz namus şeref için yaşarız. Ailemin yanında keşke bana ‘tecavüz bizim işimiz’ demeseydi, o zaman iki tarafta üzülmeyecekti. Ben sanık olmayacaktım.” ifadelerini kullandı.

Sanık son sözü olarak da “Milyonlarca pişmanım, pişmanım, pişmanım.” dedi.

Savunmaların ardından kararını açıklamayan mahkeme heyeti ise sanığa, haksız tahrik indirim uygulanmaksızın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi.

Duruşma sonrası basın açıklaması yapan İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu, istedikleri cezanın verilmesini sağladıklarının altını çizerek, şöyle konuştu:

“Zanlıya ağırlaştırılmış müebbet cezası verildi, haksız ve diğer indirimler de uygulanmadı. Bu kuşkusuz Ersin Arslan’ı geri getirmeye yetmiyor. Onun isminin yaşatılmasına yönelik yaptığımız çalışmalar ve anma törenlerimiz uzun yıllar devam edecek. Yargı sürecine ilişkin geldiğimiz noktada adına zafer diyemediğimiz bir büyük kazancı sağlamış olmamıza rağmen bugün en azından kendi açımızdan sorunu bir ölçüde izah edebildiğimiz bir noktadayız.

Kocaeli’de avukat katiline ağırlaştırılmış müebbet  #4

Bir avukatın öldürülmesi sıradan bir olay değildir. Bir avukatın öldürülmesi ceza mahkemelerinde yapılan yargılanmalara benzer yargılamalar değildir. Bir avukatın öldürülmesi, sadece bir avukatın öldürülmesi değildir. Bir avukatın öldürülmesi bir kişinin yaşamını yitirmesinden ibaret değildir. Bir avukatın öldürülmesi bütün avukatların öldürülmeye çalışılmasıdır. Bir avukatın öldürülmesi, yargının en temel olgularından birisi olan savunmanın ortadan kaldırılması, bir ülke de insanların soluklarının kesilmesi demektir, yıllarca bunu anlatmaya çalıştık.

Bunun karşılığının bugün yargıda verilebilmiş olmasını, bir başarı olarak görsek bile bizim açımızdan asıl önemli olan toplumumuzun bunu algılayabilmesinin sağlanmasıdır. Şu ana kadar çok meslektaşımızı kaybettik, Ersin Aslan bunlardan sonuncusu oldu ama maalesef biliyoruz ki bu son olmayacak. Ama en azından bunun son olmasını sağlayabilecek bütün yargı güçlerinin yanımızda olduğunu görmek, bizi teselli ediyor.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz