Görevi bırakıp yemeğe giden gece bekçisi tazminatsız kovuldu

0
128

Görevi bırakıp yemeğe giden gece bekçisi tazminatsız kovuldu

Somut uyuşmazlıkta; bozma ilâmı sonrasında çözümü yaptırılan kamera kaydının içeriği, dosyadaki bilgi ve belgeler ile soruşturma dosyasındaki ifade ve tutanaklar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalıya ait fabrikada meydana gelen hırsızlık olayının yaşandığı gece davacının bekçi olarak fabrikada görevli olduğu, tuğla fabrikası yıkılmış olmakla birlikte fabrika arazisi içinde korunması gereken idari binalar ile trafonun bulunduğu anlaşılmıştır.

Her ne kadar davacı işçi hırsızlığın yapıldığı gece herhangi bir gürültülü ses duymadığını beyan etmiş ise de güvenlik kulübesine 200 metre uzaklıkta olan ben 800 kilogram civarındaki trafonun yaklaşık 10 metre yükseklikten aşağı atılarak içindeki parçaların çalınması ve 1,5 metre yükseklikte tuğla duvar üzerindeki dikenli tellerin 3 metrelik bölümünün kesilmesi eylemini davacının duymaması hayatın olağan akışına uygun düşmemektedir. Kaldı ki davacının soruşturma sırasındaki beyanında o gece fabrikanın çevresinde dolaşmadığını ve komşu iş yerinde çalışan arkadaşları ile yemeğe gittiğini ifade ettiği görülmüştür.

Kamera kayıtlarında da davacının 02.23-05.55 saatleri arasında kamera açısına hiç girmediği ve fabrika çevresini denetlediğine dair bir kayda rastlanmadığı anlaşılmıştır. Dosyada mevcut delil durumu itibarıyla görevli olduğu çalışma saatleri içerisinde davalı iş yerinde yaşanan hırsızlık olayında davacının bekçi olarak ağır ihmali bulunduğu, üzerine düşen denetim görevini gerekli şekilde yerine getirmediği ve feshin haklı nedene dayandığı anlaşıldığından kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi yerine yanılgılı değerlendirme ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Kararı taraf avukatları temyiz etti.

Yargıtay, kararı usul yönünden bozdu.

Kararı davalı işveren temyiz edince devreye bu kez Yargıtay 9. Hukuk Dairesi girdi.

Kararda şöyle denildi:

Somut uyuşmazlıkta; bozma ilâmı sonrasında çözümü yaptırılan kamera kaydının içeriği, dosyadaki bilgi ve belgeler ile soruşturma dosyasındaki ifade ve tutanaklar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalıya ait fabrikada meydana gelen hırsızlık olayının yaşandığı gece davacının bekçi olarak fabrikada görevli olduğu, tuğla fabrikası yıkılmış olmakla birlikte fabrika arazisi içinde korunması gereken idari binalar ile trafonun bulunduğu anlaşılmıştır.

Her ne kadar davacı işçi hırsızlığın yapıldığı gece herhangi bir gürültülü ses duymadığını beyan etmiş ise de güvenlik kulübesine 200 metre uzaklıkta olan ben 800 kilogram civarındaki trafonun yaklaşık 10 metre yükseklikten aşağı atılarak içindeki parçaların çalınması ve 1,5 metre yükseklikte tuğla duvar üzerindeki dikenli tellerin 3 metrelik bölümünün kesilmesi eylemini davacının duymaması hayatın olağan akışına uygun düşmemektedir. Kaldı ki davacının soruşturma sırasındaki beyanında o gece fabrikanın çevresinde dolaşmadığını ve komşu iş yerinde çalışan arkadaşları ile yemeğe gittiğini ifade ettiği görülmüştür.

Kamera kayıtlarında da davacının 02.23-05.55 saatleri arasında kamera açısına hiç girmediği ve fabrika çevresini denetlediğine dair bir kayda rastlanmadığı anlaşılmıştır. Dosyada mevcut delil durumu itibarıyla görevli olduğu çalışma saatleri içerisinde davalı iş yerinde yaşanan hırsızlık olayında davacının bekçi olarak ağır ihmali bulunduğu, üzerine düşen denetim görevini gerekli şekilde yerine getirmediği ve feshin haklı nedene dayandığı anlaşıldığından kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi yerine yanılgılı değerlendirme ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Somut uyuşmazlıkta; bozma ilâmı sonrasında çözümü yaptırılan kamera kaydının içeriği, dosyadaki bilgi ve belgeler ile soruşturma dosyasındaki ifade ve tutanaklar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalıya ait fabrikada meydana gelen hırsızlık olayının yaşandığı gece davacının bekçi olarak fabrikada görevli olduğu, tuğla fabrikası yıkılmış olmakla birlikte fabrika arazisi içinde korunması gereken idari binalar ile trafonun bulunduğu anlaşılmıştır.

Her ne kadar davacı işçi hırsızlığın yapıldığı gece herhangi bir gürültülü ses duymadığını beyan etmiş ise de güvenlik kulübesine 200 metre uzaklıkta olan ben 800 kilogram civarındaki trafonun yaklaşık 10 metre yükseklikten aşağı atılarak içindeki parçaların çalınması ve 1,5 metre yükseklikte tuğla duvar üzerindeki dikenli tellerin 3 metrelik bölümünün kesilmesi eylemini davacının duymaması hayatın olağan akışına uygun düşmemektedir. Kaldı ki davacının soruşturma sırasındaki beyanında o gece fabrikanın çevresinde dolaşmadığını ve komşu iş yerinde çalışan arkadaşları ile yemeğe gittiğini ifade ettiği görülmüştür.

Kamera kayıtlarında da davacının 02.23-05.55 saatleri arasında kamera açısına hiç girmediği ve fabrika çevresini denetlediğine dair bir kayda rastlanmadığı anlaşılmıştır. Dosyada mevcut delil durumu itibarıyla görevli olduğu çalışma saatleri içerisinde davalı iş yerinde yaşanan hırsızlık olayında davacının bekçi olarak ağır ihmali bulunduğu, üzerine düşen denetim görevini gerekli şekilde yerine getirmediği ve feshin haklı nedene dayandığı anlaşıldığından kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi yerine yanılgılı değerlendirme ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz